(İZMİR) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’in Buca ilçesine bağlı Kaynaklar köyünde, muhtarlar ve köy halkıyla bir araya geldi. Köylülerin sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, “Emeğin hakkını veren devlet diyoruz. Sosyal devletin amacı budur. Yoksa baskın devlet, baskıncı devlet, terör estiren devlet… Böyle bir devleti istemiyoruz. Hukukun egemen olduğu, herkesin karnının doyduğu, hakkının teslim edildiği bir devlet istiyoruz. Sosyal devletin temel amacı da bu” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’in Buca ilçesinde Kaynaklar köyünü ziyaret etti. Köylülerle kahvaltı yapan Kılıçdaroğlu, muhtarların kendisine ilettiği sorunları dinledi. Kırsal yaşamın ve üretimin korunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, sosyal devletin temel görevlerinden birinin vatandaşların haklarını korumak olduğunu söyledi.
Kırsal yaşamın kendine özgü bir huzuru ve bereketi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, aile ve kültürel dayanışmanın önemini hatırlattı. Kılıçdaroğlu, “Ektiğiniz, biçtiğiniz tarlanın, buğdayın, arpanın, diğer ürünlerin hepsinde de alın teri var ve bu alın terinin karşılığını sizlerin alması lazım. Dolayısıyla kent kültürüyle kırsal kültür arasında sağlıklı ve tutarlı bir bağlantının kurulması gerekiyor. Söylediniz, ‘burada villalar yapıldıktan sonra köyün durumu değişti’ diye. İyi de villalar yapılırken, villaların yapılması sırasında arsayı satanlar sizlerdiniz. Keşke hiç satmasaydınız ve kırsal olduğu gibi koruyabilseydiniz ama ekonomi dediğiniz şey acımasızdır. Parayı verdiğiniz zaman her şeyi yapabiliyorsunuz” şeklinde konuştu.
“SOSYAL DEVLETİN GÖREVİ HAKLARINIZI KORUMAKTIR”
“Sosyal devlet dediğimiz devlet sizin içinde bulunduğunuz dokuyu korumak zorunda. O nedenle devlete sosyal devlet diyoruz. ‘Fakirin fukaranın hakkını koruyan devlet’ diyoruz. ‘Emeğin hakkını veren’ devlet diyoruz. Sosyal devletin amacı budur. Yoksa baskın devlet, baskıncı devlet, terör estiren devlet… Böyle bir devleti istemiyoruz. Hukukun egemen olduğu, herkesin karnının doyduğu, hakkının teslim edildiği bir devlet istiyoruz. Sosyal devletin temel amacı da bu” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Bana muhtar kardeşlerimin anlattığı sorunlar vardı. Bu sorunların hepsiyle ilgileneceğim. Söz veriyorum size, ilgileneceğim. Umarım gerçekleştiriyoruz. Bazıları var ki belediyelerin dışında, bakanlıklarla ilgili; bazıları var ki parlamentoyla ilgili bir konu. Bir şey daha var. Türkiye gerçekten de tarım açısından, toprak büyüklüğü açısından oldukça zengin. Verimli bir ülkeyiz. Dolayısıyla eksiği, ürünü tarlada kalan, maliyetini karşılayamayan binlerce şikâyet alıyoruz. Bunların hepsinin sağlıklı, tutarlı ekonomik politikalarla giderilmesi lazım. Alın terinin karşılığını verirseniz herkes evinde huzur içinde yaşar.”
Burada bulunmaktan mutlu olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Sizlerle beraber olmaktan son derece mutluyum. Hele bin yılı aşkın bir çınarın gölgesinde sizlerle konuşmak benim hayatımın ayrı bir parçası olacaktır, bunu da ifade etmek isterim. Dolayısıyla bu kadar güzel bir anıt ağacın altında bir emekçi sofrasına oturmak ne kadar güzel bir şey. Ben sizlere emekçi diyorum çünkü siz günün 24 saatinde çalışan insanlarsınız. Kentlerdeki gibi değil. Onlar akşam giderler, eğlenirler, durumları iyidir vesaire vesaire. Ama siz günün 24 saatinde beklersiniz. Hayvanınız vardır, buğdayınız vardır, ekininiz vardır, yağmuru beklersiniz… Sosyal devletin görevi sizin bu haklarınızı korumak ve bu haklarını genişletmektir. Ben de elimden geldiği kadar sosyal demokrat bir partinin Genel Başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı olarak size söz veriyorum bunları. Bunlar için mücadele edeceğim.”




